Hani bazen olur ya, evde kombi mırıldanır durur ama petekler bir türlü ısınmaz, ya da yerden ısıtma sistemi sanki naz yapar gibi çalışır… İşte o anlarda aklımıza gelmesi gereken ilk şeylerden biri sirkülasyon pompası olabilir. Ama pompaya bakmadan önce, onun can damarı olan filtrelerini kontrol etmek, inanın bana, çoğu zaman hayat kurtarıcı oluyor.
Düşünsenize, su tesisatında dolaşan kireç, pas, çamur… Bunlar minicik partiküller halinde gezinirken bir bakmışsınız filtrenin gözeneklerini tıkamış. Sonra pompa ne kadar zorlansa da suyu yeterince çeviremiyor, haliyle ısınma sorunları başlıyor. E hani derler ya, “dereyi görmeden paçaları sıvama” diye, işte burada da durum aynı. Filtreyi temizlemeden pompaya yüklenmek… ne bileyim, biraz boşuna çaba gibi.
Bir keresinde bizim mahallede bir amca vardı, kombisi sürekli arıza veriyor diye servisi çağırdı durdu. Adamlar geldi, baktı, etti, bir dünya para aldı. Sonra ben bir uğradım yanına, "Amca," dedim, "bir de filtrelere bakalım mı?" Adam inanmadı önce, "Ne alaka oğlum," dedi, "servis baktı ya." Neyse, zor ikna ettim, söktük filtreyi… Vallahi billahi, içinden çıkanları görseniz şaşardınız. Sanki küçük bir bataklık oluşmuştu içinde. Temizledik, taktık, kombi bir çalıştı pir çalıştı. Amca o gün bugündür beni baş tacı eder.
Şimdi bu filtre temizliği öyle atomu parçalamak gibi bir şey değil aslında. Biraz dikkat, biraz el becerisi… Önce tabii ki kombinin veya sistemin suyunu kesmek lazım, aman ha, su basıncı altında işlem yapmaya kalkmayın, sonra ortalık göle döner Allah korusun. Vanaları kapatıp sistemi boşalttıktan sonra, filtrenin olduğu yerden yavaşça açıyoruz. Genelde bir anahtar yardımıyla kolayca sökülür bu filtreler.
İşte tam o an, o filtrenin içinden çıkanları gördüğünüzde, neden bu kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz. Çamurlaşmış, tortuyla kaplanmış bir filtre… Sanki nefes almayan bir burun gibi, suyu da geçirmiyor. Onu alıp güzelce bir fırça yardımıyla veya tazyikli suyla temizlemek gerekiyor. Hatta bazen kireç sökücü gibi kimyasallar da işe yarayabiliyor, ama dikkatli olmak lazım tabii, her kimyasal her malzemeye uygun olmayabilir.
Temizledikten sonra, iyice durulayıp, aynı şekilde yerine takmak kalıyor geriye. Contaların düzgün oturduğundan emin olun, yoksa minik sızıntılar baş gösterebilir, sonra tekrar uğraş dur. Sıkarken de çok abartmamak lazım, hani derler ya "gevşek bırakma, çok da sıkma" diye, tam da öyle. Sonra vanaları açıp sistemi tekrar dolduruyoruz, havasını almayı da unutmadan… İşte bu kadar!
Bu basit işlem, sadece ısınma sorunlarını çözmekle kalmıyor, aynı zamanda pompanın ömrünü de uzatıyor, elektrik tüketimini düşürüyor… Yani aslında cebinize de dost bir hareket. Düşünsenize, tıkalı bir filtre yüzünden pompa daha fazla zorlanıyor, daha fazla elektrik harcıyor, daha çabuk yıpranıyor… Gereksiz yere masraf kapısı açmış oluyorsunuz. O yüzden, bu filtre temizliği işini hafife almayın derim ben. Arada bir kontrol etmek, hele ki sisteminiz eskiyse veya suyunuz kireçliyse… gerçekten şart.