Termodinamik Isı Pompası Basıncı Neden Düşer?

Mühendis04Mühendis04 doğrulanmış bir üyedir.

Denetimci
Denetimci
Kayıtlı Kullanıcı
fal_6a8afcb290032.jpg


Abi şimdi şu ısı pompası dediğimiz meret var ya, hani o evin içinde hem ısıtma hem soğutma yapan akıllı cihaz... Bazen bir bakıyorsun, basıncı düşmüş. E düşer tabii, makine bu, insan değil ki hep aynı kalsın. Ama neden düşer, asıl mevzu o. Yani durduk yere düşmez herhalde, değil mi? İşte o arkasındaki mühendislik, o termodinamik dansı var ya...

Vallahi billahi, bu işin temeli o soğutucu akışkan denilen eleman. Hani o borularda dolaşıp duran, bazen gaz bazen sıvı olan madde. O olmadan olmaz bu işler. Basınç düşüşlerinin çoğu da onunla ilgili zaten. Yani düşünün, bir sistemde sürekli bir akış var, bir dönüşüm var... Orada ufak tefek kaçaklar olması, ya da akışkanın kendini salıvermesi, gayet olası...

Şimdi mesela, en bariz sebep ne biliyor musunuz? Sistemin bir yerinde minicik bir sızıntı olması. Hani o gözle zor görünen, bazen milimetrenin altında kalan delikler var ya... Onlardan o soğutucu akışkan yavaş yavaş pıssss diye kaçar gider. E giden akışkanın yerine yenisi gelmeyince de ne olur? Basınç düşer haliyle. Bu kadar basit aslında...

Ya da şöyle düşünün, sistemin içindeki genleşme tankı var mesela. O tankın görevi ne? Basınç dalgalanmalarını dengelemek. Eğer o tankta bir problem varsa, yani içindeki membran yıpranmışsa ya da hava basıncı yetersizse... İşte o zaman da sistem basıncını doğru düzgün tutamaz, kendini salıverir. Abi bu da çok sık rastlanan bir durum yani...

Bir de şu var, hani bu ısı pompaları bazen uzun süre çalışır, bazen durur. Bu döngüler sırasında sistemin içindeki suyun ya da soğutucu akışkanın buharlaşması, gazlaşması falan da söz konusu olabilir. Özellikle su bazlı sistemlerde, suyun buharlaşmasıyla birlikte hacim kaybı yaşanır ve bu da basıncın düşmesine yol açar. Kim düşündü ki böyle detayları değil mi?

Hani bazen de sistemin kendisi yaşlanır, yorulur. Boru bağlantıları gevşer, contalar sertleşir... Yani tıpkı bizim gibi, zamanla yıpranır her şey. O yıpranmalar da küçük boşluklar oluşturur ve oradan kaçak verir. Kimse istemez ama doğanın kanunu bu... Her şeyin bir ömrü var neticede.

Peki, ya bakım yapılmazsa? İşte o zaman da vay haline sistemin. Filtreler tıkanır, pompalar zorlanır, vanalar işini yapmaz olur... Bütün bunlar sistemin düzgün çalışmasını engeller, akışkanın dolaşımını bozar ve yine karşımıza o meşhur basınç düşüşü çıkar. Periyodik bakım dediğin şey boşuna değil yani, hayat kurtarıyor resmen.

Şimdi bir de şu var, hani sistemin kapasitesiyle ilgili bir yanlışlık yapılmışsa ilk kurulumda... Yani küçük bir eve büyük bir sistem takılmışsa, ya da tam tersi... O da basınç dengesini bozabilir uzun vadede. Her şeyin bir ayarı var, o ayarı tutturmak lazım. Yoksa sonra gel de uğraş dur bu basınç düşüşleriyle...

Soğutucu akışkanın kendisi de bazen problem olabilir. Hani kalitesiz akışkan kullanılmışsa veya farklı türde akışkanlar karıştırılmışsa... Bu durum da sistemin verimini düşürür ve basınç dengesini olumsuz etkiler. Yani her şeyin en kalitelisi ve en doğrusu önemli bu işlerde. Ucuz etin yahnisi olmaz derler ya, aynen öyle...

Aslında bakıldığında, bu basınç düşüşleri genellikle bir uyarı işareti. Sistem sana "Benim bir derdim var, bana bak!" diyor resmen. O yüzden bu uyarıları ciddiye almak lazım. Yoksa sonra daha büyük arızalarla karşılaşmak içten bile değil. Hafife almamak lazım bu termodinamik denge işlerini, hiç şakası yok...
 
Geri
Üst